İstanbul’da yayınlanan Türk Yahudi
Cemaatinin yayın organı Şalom Gazetesi ve İsrael’in sol görüşlü Haaretz
gazetesi beraber, şöyle güzel bir kutlama ile isimlerini “Gazze’nin Sesi”
olarak değiştirirlerse hiç şaşırmam.
Ertesi gün de her halde “Yaşasın Hamas - Türkiye dayanışması” şeklinde
sekiz sütuna manşet atarlar her halde…
Geçen hafta Cuma günü Hamas, bir milyon Gazzeli’yi İsrael’e karşı yürüyüşe geçmeye davet etti. Davet
ne kelime, zavallı insanları zorla sınıra getirdiler. Ama getirebildikleri
insan sayısı otuz binde kaldı. Sonra İsrael sınırlarına doğru, harekete
geçtiler. Çeşitli yollarla sınırı geçmeye kalkanlardan pek çoğu vuruldu. On
yedi Gazzeli öldü. Ağır ya da hafif yüzlercesi yaralandı. Neticede uğursuzların
bitleri bile geçemedi.
Hafta arası, Tel Aviv’de, bu yürüyüş ile ilgili olarak aşırı solcu 250
kişinin katıldığı bir protesto yürüyüşü yapıldı. İsrael düşmanı aşırı solcu
Haaretz gazetesi bunu haber yaptı. Bizim Şalom gazetesi aşağı kalır mı, o da
hemen bunu sayfalarında yayınlayıp okuyucuları ile paylaştı.
Yetmedi bir Amerikan senatörünün, İsrael
ordusunu suçlayan konuşmasını da haber
olarak okuyucularının bilgisine sundu.
Bu kadar. Bu hafta ne Haaretz’de ne de
başka bir İsrael düşmanı gazetede İsrael aleyhine bir yazı ya da haber çıkmadı. En azından ben görmedim. Çıksaydı, Şalom gazetesi onu da evvel Allah koyardı…
Bak Şalom gazetesi!
Yarın Gazze sınırında çocuklarımız,
torunlarımız ülkemizin sınırlarını korumak için bu katil sürüsü ile
çarpışacaklar. Binlerce medeniyetten nasibini almamış terörist, bu
yavrularımızın üstüne (has ve şalom has ve halila) onları öldürmek için
gelecek. Orada ne sen olacaksın, ne de o, ne söylediğini bilmeyen 250
protestocu. Orada bizim çocuklarımız, yeğenlerimiz, kızlarımız, evlatlarımız,
torunlarımız çarpışacak.
Bak Şalom Gazetesi!
Sen demokrasi madalyası alacaksın diye “haber
ne olursa olsun ben yayınlarım” havalarından vazgeç. Yapma… Aklını başına
al… Böyle maksatlı haberleri sayfalarına taşıma… Bunun demokrasi ile filan
ilgisi yok. Sen kışkırtıyorsun. Senin bu yazından cesaret alan birkaç neyin ne
olduğundan habersiz bilgisiz insan yarın İstanbul’da Ankara’da ya da bilmem
nerede güya bir miting düzenler, zaten bahane arayan Hamas dostları meydanlara
çıkar söylemediklerini bırakmazlar. Bil bakalım bundan kim zarar görür?
Bak Şalom gazetesi!
Yarınki yürüyüşte Hamas, ölen Gazzeliler
için 3000 dolar, yaralananlar için ise 500 dolar verecekmiş. Ama öyle her
yaralıya vermiyorlar. Yani ağır yaralananlar olursa sadece onlara verecekler. Nasıl,
bunu demokratik buldun mu?
Bak Şalom gazetesi!
Geçen hafta yapılan yürüyüşte ölen 17 Gazze’li, sınırlarımızı delip İsrael
topraklarına girmek istedi. Amaçları asker kaçırmak. Kaçırdıkları İsrael askeri
karşılığında, İsrael hapishanelerinde bulunan canilerin, teröristlerin serbest
bırakılmasını isteyecekler. Bu amaçla tüneller kazıyorlar, bu amaçla
sınırlarımızdan sızmaya çalışıyorlar. Ölenlerin 12 tanesi İsrael istihbaratı
tarafından tanınan Hamas üyesi terörist. Bu katiller sürüsü Namal’de çay içmeye
gelmiyorlar. Niyetleri sadece ÖLDÜRMEK! İsrael
oğulları da sınırlarını, devletini halkını koruyor. O gencecik çocuklar
annelerini, babalarını, kardeşlerini eşlerini yavrularını korumak için
canlarını ortaya koyuyorlar.
Bak Şalom gazetesi!
Haber yaptığın o 250 kişilik bilmem neyin
dayanışması yürüyüşü peşinden bir basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasında
“Gazze halkı muazzam bir insani krizden mustarip” dendi. Eğer Hamas bu güne kadar silaha, tünele,
teröre yaptığı yatırımı kendi halkına yapsaydı, Gazze bu gün Pukhet filan
olurdu. Bu Afganistan’da da böyle, Suriye’de de böyle, Somali’de de böyle, teröristlerin
hâkim olduğu tüm İslam ülkelerinde böyle… Bunun savunulacak bir yeri yok. Bunun
bir haber değeri yok. Bu ne yazık ki hastalıklı İsrael düşmanı beyinlerin
ürettiği sağlıksız fikirler.
Bak Şalom gazetesi, yapma! Böyle haberler
yapma. Bu güne kadar seni İsrael düşmanlığı ile Yahudi karşıtlığı ile çok
suçladılar. Ama anti demokratik olmakla kimse suçlamadı. Eğer suçlayacaklarsa
bırak bari anti demokratik olmakla suçlasınlar. İsrael düşmanı olarak
suçlanmaktan iyidir.
Eğer diyorsan ki “ben de aşağı yukarı
sizin gibi düşünüyorum ama içinde bulunduğum şartlar benim böyle yazmamı
gerektiriyor” o zaman hiç birini yazma, suya sabuna dokunma, git Canan
Karatay yaz, Fenerbahçe yaz, ya da Bodrum’dan resimler koy.
Benim ülkemle, benim çocuklarımla benim
torunlarımla uğraşma… Biz burada canımızın kavgasını, hayatımızın savaşını
veriyoruz, her gün. Ashdod her gün, Ashkelon her saat alarmlarla yaşıyor. Maçan
yiyorsa oraya git, üstüne Hamas’ın roketi gelirken de demokrasi yaz…
İsrael ordusu dünyanın en ahlaklı
ordusudur ve bu ordunun askerleri Yahudi halkını korumak için canlarını ortaya
koyuyor. Biraz saygı lütfen…
Aaron Baruch…(Ankaralı)






