18 Ağustos 2018 Cumartesi

ERDOĞAN – TRUMP – DOLAR










Yüz kere tövbe edip yine bugün tövbemi bozup Türkiye yazıyorum. Ancak bunda hiç mi hırsızın günahı yok. Erdoğan ve tebaası ile Türkiye gündemden hiç düşmüyor ki…

TR ile ABD arasındaki gerginlik sonunda ekonomik bir savaşa döndü. Bir tarafta Kasımpaşalı kabadayı karakterli başkan Erdoğan, diğer tarafta devlet adamı vasfını taşımaktan çok uzak, olaya tüccar gözüyle bakan tam bir deli Trump. Al sana yaşadıkları ülkeyi çorbaya çevirmek için yeteri kadar malzeme…

Bu kriz bir günde çıkmadı. Başlıklar ve kısa açıklamalarla ABD ile TR arasındaki krizlere kronolojik olarak göz atalım:

1962 Küba – Füze krizi

Ekim 1962’de Amerikan casusu uçakları, Sovyetler Birliği’nin Küba’ya nükleer başlıklı füzeler yerleştirmekte olduğunu tespit etti. Başkan Kennedy füzelerin derhal sökülmesini isteyerek Sovyetleri kesin bir biçimde uyardı.  Rusların poposu yemedi, füzeleri çekmeyi kabul ettiler ama bir şartla, ABD de TR’deki füzeleri kaldıracaktı.

ABD, TR’ye danışmadan TR’deki füzeleri kaldırdı. Kriz çıktı. ABD Türk üslerini babasının malı gibi kullanmıştı.




1964 Johnson mektubu

36’ncı ABD başkanı Johnson 5 Haziran 1964’te İsmet İnönü’ye bir mektup göndererek, “Türkiye’nin Kıbrıs’a askeri bir harekât düzenlemesinden endişe duyduğunu, ABD’den izin almadan böyle bir harekât yapılırsa BM’i ve NATO’yu acil toplantıya çağıracağını” söyledi.

İsmet İnönü’nün ise yanıtı “yeni bir dünya kurulur, TR o dünyada yerini alır” oldu. İlişkiler gerilmişti.




1974 Haşhaş meselesi

ABD’de uyuşturucu kullananların sayısı tehlikeli bir şekilde artıyordu. TR uyuşturucu kaçakçılığı ile suçlanıyordu. 1971de ABD’nin baskısı ile haşhaş ekimi yasaklandı. 1974 de zamanın başbakanı Bülent Ecevit, haşhaş ekimini serbest bıraktı. ABD küplere bindi. Bülent Ecevit TR’nin duruşunu göstermişti.





1974 İncirlik Üssü

1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında ABD TR’ye silah ambargosu koydu. TR de, misilleme olarak İncirlik ve ülke sınırları içerisindeki diğer ABD’nin kullandığı bütün üslerin kontrolünü Türk Silahlı Kuvvetlerine devretti.

1978de ABD silah ambargosunu kaldırınca İncirlik ve diğer üsler eski durumuna döndü.





2003 – 1 Mart tezkeresi

En önemli kriz, her şeyin başlangıcı…ABD’nin Irak’ı işgal planlarında TR çok önemliydi. Plana göre, ABD askerleri İskenderun’da karaya çıkacaklar ve kuzeyden Irak’a gireceklerdi. İncirlik ve diğer üsler Irak’ı işgalde çok önemli roller üstlenecekti. ABD gemileri Akdeniz’i doldurmuştu. Ancak ABD’nin seçilmesi ve iktidara gelmesi için, yoğun çaba gösterdiği ve “adamımız” diye gördüğü Erdoğan’ın hükümeti ya da meclis, 1 Mart 2003de TR’de yabancı asker bulundurma tezkeresini reddetti. ABD fena halde şapa oturmuştu.

ABD bunu beklemiyordu. Çünkü Kasımpaşalıyı tanımıyordu. Nasıl tanısın ki, Amerika’da Kasımpaşa mı var?

Gemiler gerisin geriye gitti ve Irak güneyden işgal edildi.

ABD bunu unutmadı. Amerikan askerleri de bunu unutmayacaktı.  İhanet olarak yorumlandı ve bana kalırsa asla unutmayacak.






2003 – Çuval olayı

4 Temmuz 2003de ABD askerleri Irak’ın Süleymaniye kentinde bulunan TR Özel Kuvvetler Komutanlığına baskın yaptılar. Türk askerlerinden  “silahlarını bırakıp teslim olmalarını ve sorgulanacaklarını” söylediler. Komutan kararsızdı. O ve emrindekiler ölmeye hazırdı; teslim olmak Türk askerinin karakterinde yoktur. İyi de, ya sonrası…

Amerikan askerleri 1 Mart tezkeresinin intikamını alıyordu.

Türk askerleri silahları bıraktılar. Amerikalılar o sırada korkunç bir şey yaptılar. Türk askerlerinin ellerini bağlayıp kafalarına çuval geçirdiler. Ben eminim ki, bunun olacağını bilselerdi o askerlerin tümü silahlarını bırakmaz, çatışmaya girer ve hepsi orada şehit olurlardı.

Türk askeri de bunu unutmadı ve unutmaz…






15 Temmuz 2016

TR’de darbe teşebbüsü oldu. Darbenin elebaşısı Fethullah Gülen ABD’de ikamet ediyor. TR ve özellikle şahsen Erdoğan “ver bana şu adamı” diyor. ABD vermiyor. Bu son krizlerin başı, esas sebebi.






2017 Vize krizi

8 Ekim 2017 de TR, Amerikan konsolosluğunda çalışan Metin Topuz’u casusluk suçlaması ile tutukladı. ABD misilleme olarak TR vize başvurularını süresiz askıya aldı. TR de aynen misilleme olarak ABD vatandaşlarına vize uygulaması getirerek bunu süresiz askıya aldı.

28 Aralık 2017de diplomatik ilişkiler sonucunda karşılıklı olarak vize kısıtlamaları kaldırıldı. Kriz aşılmıştı.






2017 YPG krizi

ABD ile TR arasında uzun zamandır Kürt krizi yaşanıyor. ABD Irak’taki Kürtlere silah veriyor. Kürt’leri inceden inceye destekliyor. TR bundan çok rahatsız.





2017 S-400 veya Patriot füzeleri krizi

TR, NATO’dan bağımsız olarak Rusya’dan S-400 hava savunma füzeleri almaya kalktı. TR’nin iplerini elinde tutmak isteyen ABD, buna şiddetle karşı çıkıyor. “Bir NATO müttefikinin ülkesinde Rus füzelerinin olması kabul edilemez” diyor. Bu kriz hala masada.




Ve son kriz – Andrew Brunson

TR 9 Aralık 2016da rahip Brunson’u Fetö’cü olmakla suçlayarak tutukladı. Uzun süreli tutukluluk hali, rahibin sıhhati dolayısıyla ev hapsine çevrildi ve ülkeden çıkışı yasaklandı. Serbest bırakılması dün mahkemece üçüncü defa reddedildi.

Trump “bu adamı serbest bırakın, hiçbir suçu yok” diyor. Erdoğan ise “buna mahkeme karar verecek” diyor. Esasında Erdoğan Amerika’dan Fethullah Gülen’i istiyor. “Ver Fethullah’ı,  al papazı” diyor.






ABD’nin TR’ye bu kriz yüzünden uygulamaya koyduğu yaptırımlar

1-Adalet bakanı Gül ve İçişleri Bakanı Soylu’nun ABD’deki mal varlıklarına el konuldu. ABD vatandaşlarının bu iki bakanla ticaret yapmaları yasaklandı.
2-ABD’nin TR’den ithal ettiği alüminyum ve çeliğin gümrük vergisi iki kat arttırıldı. TR’nin ABD’ye alüminyum ve çelik ihracatı 2017 senesinde toplam dört milyar dolardı.
3-TR’nin ABD’den alacağı dünyanın en modern savaş uçağı olan F-35 lerin satışı durduruldu.
4-ABD iki Amerikalı Fon’a TR’den varlık edinmeleri yasağı koydu. Ayrıca Dünya bankasına TR’ye kredi vermeyin dedi. TR’ye kredi vermesi kısıtlanan kuruluşlar listesi uzun: 
IMF,   
Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası,   
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası,    
Uluslararası Kalkınma Birliği.    
Uluslararası Finans Kurumu,    
Çok taraflı Yatırım Garanti Ajansı,    
Afrika Kalkınma Bankası,    
Afrika Kalkınma Fonu,    
Asya Kalkınma Bankası,    
Amerikalılar arası Kalkınma Bankası,   
Kuzey Afrika Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bankası,   
İnter Amerikan Yatırım Şirketi…

ABD nin TR aleyhine takındığı bu finansal tavır elbette ki TR’nin kredi bulmasını çok zorlaştıracaktır.    

SONUÇ :

TR ile ABD arasındaki kriz ne kadar tırmanır veya ne zaman son bulur bilemem. Ancak bildiğim bir şey varsa dolarda meydana gelen bu zıplama bir ekonomik kriz yüzünden değildir. Bu bir siyasi krizin finans piyasalarına etkisidir.

Bir başka önemli konu bu gidişle TR’de siyasi krizlerin sonu gelmeyecek gibi. Her fırsatta İsrael’e sataşan Erdoğan, hiçbir komşusu ile geçinemiyor. Şimdilerde ABD ile arası yok diye Putin’e İran’a yanaşıyor, karanlık tarafa geçme eğiliminde.

Esas mesele TR’nin ekonomik yapısının son derece zayıf olmasıdır. Yoksa ABD ile yaşanan bu krizden TR finans piyasaları bu kadar etkilenmezdi. Hiç kimse yarın Erdoğan ile Trump’ın “yanlış anlaşıldı” diye birbirlerine sarılıp öpüşürlerse doların dörtlere ineceğini beklemesin.

Bu kriz uzun veya kısa sürede aşılır. ABD daha önce de TR’ye ambargolar koydu, yaptırımlar getirdi. Hepsi aşıldı. Ancak 1 Mart tezkeresinin ve çuval krizinin derin olduğu ve kolay kolay unutulamayacağı kesin.

TR halkının bence esas dikkat etmesi gereken konunun daha gelmemiş olan ve bu şekilde devam edilirse gelmesi kaçınılmaz olan ekonomik krizdir. ABD ile yaşananlar elbette bu beklentiyi hızlandıracaktır.

İnsanların çalışıp kazandıkları üç beş kuruşun siyasilerin hırsları ve akılsızlıkları yüzünden kur farkı ile erimesi korkunç bir şey. Böyle bir felakete uğramak gerçekten dayanılmaz… İnsan seyretmeye, duymaya bile dayanamıyor.

Her şeyin iyi olması dileğiyle…
Hoşça kalın, esen kalın…
Aaron Baruch   (Ankaralı)


Kaynakçalar :