11 Mart 2017 Cumartesi

İSRAEL'DE PURİM...




Sevgili kardeşlerim, 
yeğenlerim ve dostlarım,


Yahudi dünyası Purim bayramını kutluyor. Purim, aynı Hanuka  “ışıklar bayramı” gibi, ya da Pesah “hamursuz bayramı” gibi milli bir sevincin yıldönümüdür. Karakteristiği dini olmaktan çok millidir.  Yazılı ve gerçek bir tarihe dayalıdır.
Purim’in hikâyesi kısaca şöyle: Antik Pers imparatorluğunda Kral Aheşvaroş (I.Serhas MÖ 486- MÖ 465) kendisine yeni bir kraliçe aramaktadır. Gelen adayların arasında Ester’i beğenir. Ester öksüzdür ve akrabası Mordehay tarafından büyütülmüştür. Vezir Haman, kendisine secde etmeyen Ester’e ve akrabası Mordehay’a gıcık olmaktadır. Sonunda bir kanun çıkartarak bütün Yahudilerin öldürülmesini ve mallarının yağma edilmesini emreder. Ester, her türlü kuralı çiğneyip kralın karşısına çıkar. Bu davranışının cezası ölümdür. Ölümü göze alıp krala bütün entrikaları anlatır. Kral arkasından iş çeviren Haman’a çok kızar. Ne var ki, kanunlara göre kötü vezir Haman’ın verdiği emir iptal edilmesi mümkün değildir. Bunun üzerine Kral Aheşvaroş, Yahudilerin kendilerini savunabileceklerini söyler. Haman taraftarları, bozguna uğrar. Vezir Haman asılır. Yahudiler tam bir katliam ve soykırımdan kurtulur.
İşte Purim’de Yahudiler bu mucize kurtuluşun yıldönümünü kutlar. Karikatürize edilmiş kıyafetler giyilir. Kıyafet geleneği 15nci yüzyıldan sonra İtalyan Yahudileri tarafından muhtemelen Roma karnavallarından etkilenerek gelenekselleştirilmiştir.  Özellikle çocuklar, gençler çok güzel kıyafetlere bürünürler. Maskeler takarlar. Yüzlerini komik komik boyarlar. Hatta yetişkinler de bu geleneğe ayak uydururlar. Ortalık tam bir cümbüş alanına döner. Bu kıyafet giymenin arkasındaki mana ise, Tanrı’nın her zaman her yerde var olduğu fakat doğal olaylarda bile kendini alenen göstermemesi ve saklanmasıdır. Onu göremezsin, ama oradadır. Yani hiçbir şey esasında göründüğü gibi değildir.
Purim Tel Aviv Kikar HaMedina’da kutlanır. Ramat HaŞaron’da kutlanır. Holon’da, Bat Yam’da, Haifa’da, Ashdod ve Ashkelon’da kutlanır. Purim İsrael’de kutlanır. Elbette diasporada da bu bayramı unutulmaz. Sinagoglar  süslenir. Ester’in kitabı okunur. Eh o kadar, ne yapalım. Ama coşku İsrael’dedir. Müthiştir. Yollar kıyafet giymiş çocuk, genç, yetişkin insanlarla doludur. Tam bir karnaval. Hatta kimileri köpeklerini bile giydirirler. Coşku ve neşe tavan yapar.
Cuma günü Tel Aviv’in Kikar HaMedina meydanında parti olduğunu işittik. Gitmeye karar verdik. İyi de, öğrendik ki meydana açılan bütün yollar kapatılmış. Nasıl gideceğiz? Yakında bir yere park ettik. Sonra yürümeye başladık. Millet akın akın meydana akıyor. Ne kıyafetler, ne makyajlar, ne boyalar, bayılırsınız. Kimi kıyafetler pek güzel. Özenle hazırlanmışlar. Hatta harcamışlar. Fakat kimse kibirli değil. Resim çekilebilir miyiz diye soruyorsun. İçtenlikle kabul ediyorlar. Meydanın ortasına yüksek bir yere müzik sistemlerini kurmuşlar. Kıpır kıpır müzik her yerden duyuluyor. İnsanlar yerlerinde oynuyorlar. Çevreye stantlar yerleştirmişler. Yiyecek, içecek bir sürü şeyler satıyorlar. Dedim ya tam bir karnaval. 

Ben bu Purim’de ben en çok neden etkilendim biliyor musunuz? Özgürlükten etkilendim. Kendine güvenden etkilendim. Kol Ha Kavod İsrael… O genç kızlar kısacık şortları ile nasıl halkın arasına karışıyorlar? Korkmak çekinmek söz konusu bile değil. Bırak endişe etmeyi, etraflarındaki insanlara güveniyorlar. O genç delikanlılar, nasıl kadın kıyafetleri giyerek kendileri ile dalga geçiyorlar? Kimse korkmuyor. Kimse ne derler diye düşünmüyor. Kendileri için yaşıyorlar. Özgürlüklerinin tadını çıkartıyorlar. Bir ara ben ve yanımdakiler (yanlış anlaşılmasın yaş ortalamamız 65 filan) kendi kendilerine coşku ile dans eden 13, bilemedin 15 yaşında 5-6 tane genç kızı hayranlıkla seyrediyorduk. VDO’ya almak istedik. Kızlar fark ettiler. Hemen yanımıza geldiler. Başladılar bizimle dans etmeye. Etrafımızda hopluyorlar, zıplıyorlar. Neşeleri bize de bulaştı. Biz de başladık onlara uymaya. Ne güzeldi.
Ben 100 sene evveline gittim. Siyonist kongrede konuşan Thedor Herzl gözlerimin önüne geldi. Yani onu hayal ettim. Hani şimdilerde televizyondaki Payitaht dizisinde neredeyse karikatür bir karakter biçtikleri Thedor Herzl. Onu yaşatmak istedim hayalimde. Ya da onu düşündüm. Sanki o zamanlarda yaşamışım gibi hayalimde kürsüde konuşan Hertzel vardı.
-Yahudiler’e karşı ön yargılar, Batı toplumunun içine öylesine işlemiştir ki, bu ön yargıları asimilasyon ya da uyum yolu ile kırmak mümkün değildir. Antisemitizm hastalığının tek ilacı vardır, o da Yahudilerin kendi devletlerini kurmasıdır.
THEDOR HERZL 2 MAYIS 1860 - 3 TEMMUZ 1904
İşte Hertzel’in hayal ettiği Yahudi devleti. İSRAEL. En iyi yaşanan, en mutlu insanların yaşadığı, en iyi çocuk yetirilen, en iyi… en iyi… Bir sürü kategoride dünyanın en iyi ilk 10 devletinden biri olan İSRAEL.
Sevgili kardeşlerim, yeğenlerim ve dostlarım, gelecek Purim’de inşallah hep beraber oluruz, birlikte kutlarız.
Hoşça kalın, sevgiyle kalın…

Aaron Baruch  (Ankaralı) 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.