9 Ocak 2021 Cumartesi

BEN HELAL ETTİM…

 

 


 

İsrail önümüzdeki hafta bir aksilik olmazsa toplam yapılan aşı miktarında 2 milyonu geçecek. Bu da nüfusunun %20’sinden fazlasını aşılamayı becerdiği anlamına geliyor ki bu konuda açık ara dünya lideri.

Başbakan BİBİ perşembe akşamı yanında sağlık bakanı ile canlı yayında halka seslendi ve özetle şunları söyledi:

“Bu gece Koronadan kurtulup bizi hayata döndürecek muazzam bir atılımı haberdar etmenin heyecanını duyuyorum.

Dünyada Koronadan çıkan ilk ülke olacağız.

Pfizer ile yaptığımız anlaşma, 16 yaş üstü tüm İsrail vatandaşlarının Mart ayı sonuna kadar, hatta belki daha önce aşılarını yapmamıza izin veriyor.

Nüfusun tamamına aşı yapacağız, yaptırmak isteyen herkes aşı olabilir.

“Hayata Dönüş” operasyonu ile ekonomiyi açacağız, iş yerlerine, sinagoglara, restoranlara, barlara, futbol, basketbol sahalarına, kültürel etkinliklere, çok sevdiğimiz ve özlediğimiz hayata geri döneceğiz.”

İsrail gerçekten bunu başarabilir mi? Şahsi kanaatim olabilecek gibi gözüküyor. Peki bu başarı kişisel olarak BİBİ’nin başarısı mı?

Öncelikle şunu açıklamakta fayda var. Bu kadar aşı İsrail’e nasıl geldi? İsrail Pzier-BioNtech’e ne verdi ki Alman firması aşıları Almanya’dan evvel İsrail’e verdi? İsrail aşıları büyük bir öncelikle aldı, çünkü evvel emirde 19 dolarlık aşıya 30 dolar ödendi. Elbette insanlar şunu düşünebilirler:

“Kimin parasını bol keseden harcıyor bu BİBİ, bu para halkın parası, kendisini kahraman göstermek için böyle bir harcamayı nasıl yapar?”

Eğer BİBİ vaat ettiği gibi mart ya da nisan ayında bu pandemiyi bitirip İsrail’i normale çevirmeyi başarabilirse elbette değer. Çünkü ekonomi bir an evvel açılacak. Eğer Nisan yerine temmuzda, ağustosta normale dönersek aşı başına ödediğimiz 11 dolar farktan çok daha fazlasını kaybederiz. Bu arada fazladan kaybettiğimiz ve hiçbir bedelle geri alamayacağımız canlarımızı düşünmek bile istemiyorum. Para gelir gider de ya canlar…

İsrail Pzizer-BioNtech’e bir konuda daha yeşil ışık yaktı. İnanılmaz bir organizasyonla 2 milyon vatandaşını 3 haftada aşılamayı başaran İsrail Pazar günü ilk ikinci doz aşıya başlayacak. İsrail aşı olanları takip ederek elde edilen bütün takip verilerini Pfizer-BioNtech’e bildiriyor. Bu da anlaşmanın bir parçası. Bu çok sıhhatli istatistikler neticesinde aşıyı üreten firma çok kıymetli bu verileri alarak aşının gelişimini takip edebiliyor.  Kaç yaşındaki insanlar, kanseri, şekeri, tansiyonu, alerjisi olanlar aşıya nasıl tepki veriyorlar, aşı olan insanların kaç tanesi koronaya yakalandı, aşı ne kadar etkili, bütün bu istatistikler çok sıhhatli bir şekilde an be an firmaya bildiriliyor. Yani diyebiliriz ki İsrail Pizer-bioNtech’in laboratuvarı haline geldi.

Peki bu doğru mu? Bu ulusal bilginin paylaşılması ne kadar etik?

Arkadaşlar, öncelikle unutmayalım ki bu kişisel değil, global bir bilgi. Kimsenin kişisel bilgisi paylaşılmıyor. Ayrıca bu paylaşım, insanlığın covid-19 ile savaşında önemli bir basamak.  Savaş insanlığın savaşı ve İsrail buna çok büyük bir katkıda bulunuyor. Ne bu tereddüt, sanki ulusal genetik kodlarımızı mı veriyoruz? Paylaşılsan sadece sayılardır, şu kadar şeker hastası, şu kadar tansiyon hastası vs. vs. aşı oldu neticesi de bu. İsrail’e ne zararı olabilir, bu anlaşmayla aşılar ilk önce ve süratle İsrail’e geldi.  İsrail insanlığa katkıda bulunduğu gibi sayısını bilemeyeceğimiz kadar vatandaşını da ölümden kurtardı. Eğer bir zararı olabilecek olsa bu bilgileri İsrail paylaşır mıydı?

Peki bu bir başarı öyküsüyse acaba BİBİ’nin şahsi hikayesi mi?

Bugün İsrail’de hükümet mi var? Kahol Lavan parçalandı gitti, Gantz önümüzdeki dönemde belki Knesset’e bile giremeyecek. Bugün İsrail’de hükümet demek BİBİ demek. İsrail halkı eski husumetleri bir kenara bırakıp BİBİ’yi alkışlamalı, böyle bir lidere sahip olduğumuz için çok ama çok şanslıyız.

Bu arada ulusal olarak kapanmamızı ve dolayısıyla BİBİ’nin mahkemelerinin belirsiz bir tarihe ertelenmesi pek çok “rak lo BİBİ” diye düşünen insanlara konuşacak malzeme verdi.

Arkadaşlar, sizce eğer çaldıysa BİBİ bu memleketin kasasından ne kadar para çaldı ne dersiniz, mesela 10 milyon dolar mı, yoksa 100 milyon dolar mı? Yahu bu memleket yaklaşık 10 milyon nüfusa sahip, yani çaldığını varsaydığımız para kişi başına 10 dolar, ben, benden çaldığını (varsayım elbette) helal ettim. Böyle bir lidere bin kere helal olsun…

Kaldı ki suçluluğu ispat edilmedikçe herkes masumdur. Adamın suçlu olduğu ispat edilemiyor, demokrasi böyle bir şey, mükemmel değil ama mevcudun en iyisi…

Rak lo BİBİ’ciler, bu dünyanın en büyük liderlerinden biri olan BİBİ’yi yerinden indirebilecek bir başka lider bulana kadar BİBİ burada… Yani öyle gözüküyor…

 

Aaron Baruch (Ankaralı)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.