9 Eylül 2022 Cuma

İSRAİL – TÜRKİYE – SEVİNMEK İÇİN ACABA ERKEN Mİ?








 

Bir süredir İsrail Türkiye ilişkileri müspet yönde gelişme gösteriyor. Önce her iki ülke yeniden eskiden olduğu gibi karşılıklı büyükelçi atama kararı aldı. Türkiye dış işleri bakanı İsrail’i ve İsrail cumhurbaşkanı Türkiye’yi ziyaret etti. Casuslukla suçlanan iki İsrailli turistin çok fazla problem yaşamadan salıverilmesi bu yönde atılmış çok iyi bir adım oldu. İranlı teröristler Türkiye’de İsrail vatandaşlarına eylem yapma hazırlığındayken iki ülkenin ortak çalışmaları sonucunda başarısız oldular ve yakalandılar. Şimdilerde yıllardan sonra yeniden El-Al İsrail hava yolları kuyruğunda Magen David’le Türkiye’ye uçmaya başlayacak. Ne güzel…

Elbette İsrail’de yaşayan Turkanoslar, hatta neredeyse İsrail Türkiye ilişkilerinin iyi olmasının her iki ülkenin menfaatine olduğunu inanan herkes bu gelişmelerden çok memnun. Ancak acaba sevinmek için çok mu acele ediyoruz?

Neden derseniz; unutmayalım ki pek çok büyükelçiliğin olduğu gibi Türkiye büyükelçiliği hala Tel Aviv’de ve Türkiye her fırsatta İsrail’in başkentinin Kudüs olduğunu ret ediyor ve ısrarla başkentin Tel Aviv olduğunu vurguluyor.

Sayın Erdoğan, sayın Türkiye dış işleri bakanı, İsrail’in başkenti, hatta değişmez, bölünmez başkenti KUDÜS’tür. Türkiye İsrail’le iyi geçinmek, iyi komşuluk yapmak, birlikte hareket etmek istiyorsa bu gerçeği kabul etmek zorundadır. Atanacak olan büyükelçi Tel Aviv’de oturabilir, problem yok, ancak güven mektubunu Cumhurbaşkanı Herzog’a sunmak için Kudüs’e gelecek, İsrail’in başkentine… Bunun kaçarı yok. İsrail devleti, atanacak olan Türk büyükelçiyle her görüşmek istediğinde onu Kudüs’e çağıracak, orada görüşecek.

Bunu Türkiye ne kadar çabuk kabul ederse ilişkilerin düzelmesi adına o kadar iyi olur.

Çok önemli bir konu daha var. İsrail Türkiye ilişkilerinin yoluna girmesi için muhakkak Hamas’ın ve aktivistlerin Türkiye’den kovulması lazım. Hamas pek çok ülke tarafından terörist olarak kabul edilmiştir.

Hamas, Kanada, Avrupa Birliği, İsrail, Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri’nde terör örgütleri listesine alınmıştır. Örgütün askeri kanadı, İzzeddin el Kassam Tugayları, Avustralya ve Birleşik Krallık'ta terör örgütleri listesinde yer almaktadır.

Türkiye’nin bu teröristleri ülkesinden kovması gerekmektedir. Yalnız kovması değil, aynı zamanda desteğini de çekmesi gerekmektedir. İsrail, Tel Aviv’de PKK ofisi açsa, onlara istihbarat, silah, para yardımı yapsa Türkiye ne der? Bunun kabul edilmesi mümkün mü?

Bunu Türkiye ne kadar çabuk kabul ederse ilişkilerin düzelmesi adına o kadar iyi olur.

Türk politikacılar İsrail üzerinden siyasi nemalanma yolundan vaz geçmeleri lazım. Halka İsrail düşmanlığı aşılayarak, İsrail’i şeytanlaştırarak bir yere varılmayacağını Türk siyasilerinin anlaması lazım. Türkiye’nin İsrail’den öğreneceği çok şey var. Çok büyük faydalar sağlayabilir. Türkiye bugün dünyanın en büyük İHA üreticilerinden biri oldu. Bu teknolojiyi nereden öğrendiler? İsrail'in de Türkiye’den siyasi, ticari, turizm ve daha pek çok alanda faydalanabileceği alanlar var. Türk siyasilerinin her alanda İsrail düşmanlığı yapmalarına artık bir son vermeleri gerekli.

Bunu Türkiye ne kadar çabuk kabul ederse ilişkilerin düzelmesi adına o kadar iyi olur.

İran konusunu pas geçmemeliyiz. Türkiye’nin İran’la çok büyük sınırı var. İran ortak düşman. Adamlar Türkiye’ye terör timi gönderiyorlar. Bunu Türkiye nasıl kabul edebilir? Türkiye’nin burnun dibinde nükleer bir ülke olmak üzere olan İran Türkiye için de tehdit değil mi? Bu ortak düşmana karşı birlikte hareket edilse çok daha iyi olmaz mı? Eğer Türkiye bir şeytan arıyorsa şeytan burunun dibinde, bu gerçeği kabul edip ona göre hareket edilse çok daha iyi olmaz mı?

Bunu Türkiye ne kadar çabuk kabul ederse ilişkilerin düzelmesi adına o kadar iyi olur.

Bir de şu var, diyelim ki, haydi tamam, Türkiye bütün gerçekleri gördü ve kabul etti. Yarın Cumhurbaşkanı Erdoğan karar değiştiriverir de aniden Gazze’ye bir Lacivert Marmara gemisi göndermeye kalkar mı? Alınan kararların devamlı olacağına, ikide bir de rotanın değişmeyeceğine İsrail nasıl güvenecek? Güven yıllardan sonra tesis edilebiliyor, devamlılık esastır, iktidarlar değişir ancak devletler arası politikalar kolay kolay değişmez, değişmemeli.  Birileri aklına gelince bu hayati politikalarda değişiklik yapmaya kalkarsa ülkeler birbirilerine nasıl itimat edebilirler?

Oysa Türkiye Ortadoğu’nun en kıdemli, en büyük ülkelerinden biridir. Hatta Ortadoğu’nun abisi sayılabilir. Kendisinden beklenildiği gibi, demokrasi ve sağ duyu sahibi bir ülke olarak pek ala Filistin meselesinde arabulucu olarak etkin bir rol oynayabilir. İsrail Türkiye ticareti, turizmi olumlu yönde çok büyük gelişmeler gösterebilir.

Haydi Türkiye, haydi İsrail, Gerçekleri görün, kabul edin, hazmedin ve birlikte güzel bir Ortadoğu yaratın. Ben görür müyüm bilmem, ama çocuklarım, torunların görsün istiyorum, çok istiyorum. Haydi…

Aaron Baruch (Ankaralı)

2 yorum:

  1. Politik sorunlara ragmen bu gune kadar Mosad ve. Mit hep birlik icinde calistilar.geziolaylalarinda ppardo fidan istabul gorusmesi dahil

    YanıtlaSil
  2. Sonuç? Konjonktürü yazdın sağol da,başlığa yanıt vermeyip bize bıraktın :-)

    YanıtlaSil

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.