Türkiye cumhurbaşkanı
sayın Recep Tayyip Erdoğan her Allah’ın günü televizyonalara çıkıyor ve İsrail
için söylemediğini bırakmıyor. Hamas’ın yaptığı katliamı görmezliğe gelerek Gazze’deki
savaş dolayısıyla İsrail’i şeytanlaştırmaya çalışıyor.
Sayın cumhurbaşkanı,
anlamanız lazım, masada konuşulacak bir şey kalmadı, söz artık silahların.
İsrail katliamda öldürülen 1400 çocuğunun
hesabını soracak. 10 aylık bebeği, 84 yaşındaki ihtiyarı hatta cesetleri rehin
alıp Gazze’deki tünellerde saklayan, kadınlara, yazmaktan bile utanıyorum,
erkeklere bile tecavüz eden, 240 İsrail vatandaşını rehin alıp aç bırakan, susuz
bırakan, döverek işkence eden bu hayvanlardan anladıkları lisandan konuşulacak.
Sayın cumhurbaşkanı,
masada konuşulacak bir şey kalmadı, söz artık silahların.
İsrail halkı
sirenlerle yaşıyor, eğitim yeterince yapılamıyor, 10 binlerce İsrailli evlerini
güvenlik nedeniyle aylardır terk ettiler, güvenli yerlerde ikamet ediyorlar.
Her evin bir canı cephede, sadece son 24 saatte Soroka hastanesine 40 yaralı
geldi. Kara harekâtı başladı başlayalı 90’a yakın İsrail askeri hayatını
kaybetti, 30 yaşında 40 yaşında miluimler (yedek askerler) evlerini, işlerini,
ailelerini bırakıp savaşa gittiler. Kimisi ne yazık ki hiç geri gelmeyecek. Kimisinin dükkânı kapalı, kimisi çalıştığı işi
kaybetti. Bu her birkaç seneden beri böyle, her seferinde ateşkes ilan
edilerek tam temizlik yapılmasına izin verilmedi, her seferinde ateşkes ve birkaç
sene sonra ayni hikâye, yeniden sar başa…
Sayın cumhurbaşkanı,
masada konuşulacak bir şey kalmadı, söz artık silahların.
Hamas 1400
İsrailliyi inanılmaz işkencelerle katlederken neyin pesindeydi sayın cumhurbaşkanı, dünyanın sayılı askeri gücüne soba borusu roketlerle meydan
okurken ne hedefliyordu? İsrail’den toprak mı alacaktı, İsrail’i işgal mi edecekti,
hedefi neydi? Bunu kendinize sormanızı rica ediyorum. Kendi elektriğini üretemeyen,
suyunu İsrail’den alan, yeterli hatta hiç yiyeceği olmayan bir ülkenin
yöneticisi olarak İsrail’e neye dayanarak kafa tuttular? Neler olacağını hiç mi
hesap etmediler? Hamas neden hedefinin ne olduğunu halkına hiç açıklamıyor? Gazzeliler
bile “bizim aramıza saklanacaklarına cehenneme saklansınlar” diye artık
her şeyi göze alıp isyan ediyorlar. Hamas her seferindeki gibi yine ateşkese
mi güvendi? Yok artık ateşkes, masada konuşulacak bir şey kalmadı, söz artık silahların.
Sayın cumhurbaşkanı
Recep Tayyip Erdoğan, zat-ı alilerinizin düşünceleri elbette sadece sizi
bağlar, ama peşinizden 80-90 milyonluk bir ülkeyi sürüklüyorsunuz. Türk halkına
yazık değil mi? Ekonomi yerlerde sürünüyor. Merkez bankası rezervleri eksilerde, dolar 29 liraya dayandı, çalışanlara 2024 yılında sadece bir kere
zam yapılabilecekmiş. Türkiye’yi inanılmaz bir yalnızlığa sürüklüyorsunuz.
Allah aşkına bu politikalarınızla ülkeye yatırım geleceğini mi bekliyorsunuz, yabancı sermayeyi ülkeye çekmeyi
mi ümit ediyorsunuz? Devamlı ateşkes çağrısında bulunuyorsunuz, artık
anlamanız lazım, ATEŞKES YOK. HAMAS YOK
EDİLECEK. Sayın cumhurbaşkanı, masada konuşulacak bir şey kalmadı. Söz artık silahların.
Bu politikanızı
bırakıp normalleşme diyorsunuz ya işte o siyasete dönün. Bakın, Mursi gittiği
zaman Mısır için söylemediğinizi bırakmadınız, sonra hooop, Mısır’la
normalleşme politikaları, Yunanistan’a neredeyse çıkartma yapacaktınız, “bir
gece ansızın gelebilirim” diye şarkılı sözlü tehditler savuruyordunuz,
sonra birden hooop Yunanistan’a ziyaretler, Miçotakis’le samimi diyaloglar, Yunan
cumhurbaşkanını Türkiye’ye davetler, İsrail ile de Mavi Marmara’dan sonra “normalleşme”
yaşanmadı mı, karşılıklı büyükelçi atamaları, neredeyse Netanyahu’yu ziyarete
gelecektiniz, hadi sayın cumhurbaşkanı,
siz böyle fırıldak gibi dönmeyi çok iyi becerebiliyorsunuz, şimdi Yafo’da bir
kebap gecesi filan, neden olmasın. Zaten bugünkü bu dünyayı galeyana getirme
çabalarınız bir işe yaramıyor. İslam dünyası bile sizi kazımıyor. İyisi mi siz
Yafo’da kebap işini bir düşünün. Zaten sayın cumhurbaşkanı, masada konuşulacak
bir şey kalmadı, söz artık silahların.
İsrail duracak
gibi gözükmüyor. Bu sefer sonuna kadar gidecekler ve Hamas’ı yok edecekler. “Yemin
ettik, sonuna kadar gideceğiz, bizi kimse durduramaz” diyorlar. Bence de bu
hayvanlar yok edilmeli. Ne yazık ki bu canileri dünya üzerinden temizlemek
İsrail’e düştü… Çok pis bir iş ama yapılmalı, diyalog, masa başı çalışmaları
bunca yıl bir işe yaramadı.
Sayın cumhurbaşkanı,
masada konuşulacak bir şey kalmadı. Söz artık silahların.
Aaron Baruch (Ankaralı)
Bu konuda defalarca yazdım. İyi, güzel Aaron Baruh (Ankaralı) defalarca ve bu defa da üstelik Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Erdoğan şeklinde hitapta bulunarak yani ona hitaben defalarca yazı yazıp kişisel sayfasında yazılar döşeniyor da peki bu yazıları Erdoğan okuyor mu ? Hayır okumuyor, çünkü okuması için bu tip yazıların yazılı medya organı veya tanınan bir sosyal medya grubunda yayınlanması lazım veya en basitinden Erdoğan'a bir şekilde gönderilmesi lazım.
YanıtlaSilPeki Aron Baruh (Ankara'lıyı da unutmayalım) ne yapıyor bu yazılarını kapalı gruplara gönderiyor veya sayfasında paylaşıyor ki daha önce de gazeteci Ayşe Arman (iki defa) rahmetli öğretim üyesi Moris Sarfati, İvo Molinas ve başka kişilere de hitaben yazdığı yazılarda da aynı durum söz konusu olmuş ancak benim kendisine dostane uyarıma karşın üstad aynı sistemi yıllardır devam ettirmişti ve halen devam ettiriyor.
Bu husus aklıma genelde (biraz da güncel) bir fıkrayı aklıma getiriyor.
Kudüs'te yaşayan polonyalı bir yahudi yıllardan beri her gün aynı saatte ağlama duvarına (Kotel) gidip bir kaç dakika dua eder sonra oradan ayrılırmış. Yıllardan beri devam eden bu durum orada görevli bulunanlardan birinin ilgisini çekmiş ve bir gün duasını bitiren ve oradan ayrılmakta olan Polonyalı Yahudiye yaklaşarak sormuş. "Adoni farkettim ki yıllardır istisnasız her gün aynı saatte ağlama duvarına geliyorsunuz sadece bir kaç dakika dua edip dönüyorsunuz, merak ettim acaba yıllardır buraya her gün aynı saatte ne için dua ediyorsunuz ? Polonyalı Yahudi ise içini çekerek diğerine "Ortadoğu Barışının gerçekleşmesi için" şeklinde cevap vermiş.
Diğeri şaşırmış ve adamcağıza "Peki yıllardır her gün gerçekleştirdiğiniz bu dua işe yarıyor mu ?" diye sormuş, bizim Polonyalı yahudi de üzgün bir şekilde "bilmem sanki duvara konuşuyormuşum gibi geliyor" diye cevap vermiş...
Hani teşbihte hata olmaz derler buradan sayasından kendisine tekrar soruyorum.
Değerli üstadım Ankara'lı Aron Baruh, yıllardır bu bloktan yok Erdoğanmış, Ayşe Armanmış başkalarıymış bir çok kez mesaj vermek istediğin o kişiye hitaben (mesela yukarıda Türkiye cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan şeklinde hitap etmişsin) yazılar yazıyorsun da peki bu yazılarda kendisine hitap ettiğin ve kimilerinde yerin dibine geçirdiğin kişilere gitmediğini bilmene rağmen neden aynı yanlışta sürekli ısrar ediyorsun ? Hani Erdoğan'ı bilmem ama başkaları için yazdığın yazılar o yazdığın ilgili kişiye ulaşsa belki onlar cevap verecekler, cevap vermeseler bile senin yazın o kişide bir etki yaratacak. Ancak yapmıyorsun, belki de yapmak işine gelmiyor, çekiniyorsun. Recep Tayyip Erdoğan'ın sitesine girdiğinde iletişim bölümünde adresler var, gerçi yazında küfür hakaret filan yok ta hani sıkıyorsa ona gönder, bakalım ne olacak? Ha öyle yapmıyorsan Her horoz kendi çiftliğinde öter hesabı okuyamayacağını bildiğin halde entellektüel hava vermek, akranların olan bazı kişilere kendini beğendirmek için yazı yazma. Bu şekilde yani okumayacağını bildiğin ve her ne sebeple olursa olsun o kişi hakkında yazdığın yazıyı göndermekten çekindiğin birilerine hitaben yazı yazmak kendini tatmin ediyorsa bu ayrı da ancak senin yaptığına düpedüz "sahte kabadayılık" veya "yalancı pehlivanlık" denir.
Murat Ruben
Not : Bu konuda daha önceki eleştiri yazımda belirttiğim şekilde Aron Baruh'un yukarıda yazdığı yazıyı gönderebilmesi umuduyla Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı iletişim bilgilerini aşağıda
tekrar aşağıda veriyorum.
E posta: webinfo@iletisim.gov.tr
Bir de halk arasında güncel olarak kullanılan "cimer@gov.tr" adresinden de ilgili yazı Recep Tayyip Erdoğan'a gönderebilirsin
Bir tezahüratla bitirelim.
HAYDİ ARON, HAYDİ ARON HAYDİ,
TAM ZAMANI, TAM ZAMANI ŞİMDİ
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
YanıtlaSil